iletim : Ben ve Ben
Sarışının adı, esmerin tadı; doğanın kanunu buymuş meğerse! (10.06.2011 - 17:46)

18 Ekim 2010 günlerden Pazartesi

18 Ekim 2010 – 21:01 - Kategori: » Hayatımın Ta Kendisi

Günlük tutmayı pek sevmem ama nedense bugün günlük yazasım geldi. Şöyle bir baktım arşivlere daha önce sadece bir kere yazmışım (Yine bir pazartesi günü: http://trksh.org/15-haziran-2009-gunlerden-pazartesi.html). Bundan sonra düzenli olarak yazamasam da ayda birkaç kere yazmayı düşünüyorum.

~ Hafta başı olduğu için günlüğün ilk bölümü malum, sabah 8 - akşam 5. Çalışıyoruz-okuyoruz bakalım, nereye kadar.

~ Eve gelir gelmez ilk işim mutfaktan gelen mis kokuları içime çekmek oldu. Kendime geldikten sonra televizyonun başına geçtim. NTVSpor‘u izledim. Kanalları turladım.

~ Televizyon turundan sonra doğruca bilgisayarın başına, ya allah. Gündemi takip etmek şart. O yüzden “neler olmuş, neler oluyor” dememek için öncelikle haberlere göz attım. Daha sonra takip ettiğim birkaç bloga bakma fırsatım oldu. … Yazının kalanını okuyun »

Hindistan ve Yoga

18 Ekim 2010 – 18:32 - Kategori: » Gez-Toz

Tatilinde sağlık ve yeni bir yaşam tarzı arayanlara tavsiye edilebilecek en güzel yer yoganın doğum yeri olarak bilinen Hindistan‘dır. Ruhun ve zihnin dinlenmesini, vücudun tüm toksinlerden arınıp yenilenmesini sağlayan yoga ve dünyanın başka hiçbir yerinde tanık olunamayacak Hindistan manzaraları tatilinize renk katabilir ve size çok farklı deneyimler kazandırabilir.

Yoga

Binlerce yıldır Hindistan’da canlı tutulan yoga bir yaşam tarzı, hatta ilimdir. Türkiye’de ise yoga, son yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır.  Bu nedenle Hindistan’daki ve Türkiye’deki yoga uygulamaları birbirinden farklıdır. Ülkemizdeki yoga eğitmenleri belli guruların eğitimlerinden yogayı öğrenmiş ve özümsemişlerdir. Eğitmenler, yalnızca o guruya bağlı olarak eğitim verirler.

Yoga mistik bir şey gibi düşünülür. Ancak sanıldığının aksine gizemli ya da farklı bir şey değildir. Yoganın ana fikri arınmaktır. Ruh ve beden sağlığı, dengeli hale getirilerek arıtma işlemi gerçekleşir. Bunun sonucunda arınan insan bilgiye ulaşır. Yoga felsefesi, “evrende gizlilik ve sır yoktur” der. Arınan, bilgiye ulaşan ve kalp gözü açılan kişi yoga felsefesini kavrar.

Yoganın bir din olduğuna dair doğru olmayan bir anlayış bulunmaktadır. Bu yanlış anlayışın temel sebebi, yoganın Budistler tarafından dünyaya tanıtılmış olmasıdır. Ancak bilinmesi gereken önemli bir nokta vardır: Yoga Buda’dan ve bilinen tüm dinlerden daha eskidir. Bununla birlikte yoganın başlangıç tarihi tam olarak bilinmemekte ancak 7000 yıllık Bhagavat Gita, Ramayana gibi Veda metinlerinde yoganın tanımı yapılmakta ve yoga felsefesinden bahsedilmektedir.

Yoga hakkında bilgi sahibi olanlar veya daha önce ilgilenmiş olanlar bildiklerini Hindistan’da pekiştirip geliştirebilirler. Hindistan’da yoga, hayatın her alanında her anında size katkı sağlayacak bir deneyim olabilir. Zihninizin ve bedeninizin hareket kabiliyetinin ne kadar geniş olduğunun farkına vararak kendinizi yeniden keşfedebilirsiniz. Eve döndüğünüzde evden çıkan kişi ile aynı kişi olmadığınızı fark edip yeni kendinizi daha çok sevmeniz mümkündür.

Rishikesh

Hindistan’ın şehirlerinden biridir. Delhi’ye yaklaşık olarak 250 km uzaklıktadır. Şehir, Himalayaların yamaçlarına kuruludur ve şehrin ortasından Ganj Nehri geçer. Aynı zamanda Rishikesh, birçok yoga merkezinin bulunduğu, turistlerin rağbet ettiği yerlerden birisidir.

rishikesh

Rishikesh için “yoganın kalbi” demek yanlış olmaz. Çünkü yoga denilince dünyada akla ilk gelen yerlerden bir tanesidir. Öyle bir yer ki John Lennon‘un “Happy Rishikesh” adlı şarkısında bahsedilir (Şarkısının bir bölümünden: “Everything you need is here, and everything that’s not here is not there“). Eşsiz doğa manzaraları ile bambaşka bir diyar. Rishikesh‘te sarı - turuncu ipek sarilerin içinde gülümseyen insanları görmek bile ruhunuza huzur verir.

Hindistan’a nasıl gidilir?

Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Delhi seferleriyle Hindistan’a direkt ulaşmak mümkündür. Ayrıca Emirates, Air Jordan, Air Arabia ile de aktarmalı olarak Hindistan’a ulaşılabilir. Hindistan içinde kara yollarından çok trenleri tercih etmek daha mantıklıdır. Çünkü trenler, daha konforlu ve hızlıdır. Bunun için özellikle Rajdhani Express ve Shatabdi isimli hızlı trenler seçilebilir.

Beden ve Cilt Sağlığı (2)

10 Ekim 2010 – 13:08 - Kategori: » Önce Sağlık

Beden ve Cilt Sağlığı (1) - trksh.org (bknz)

Banyo sırasında giyilen giysilerin terletmeyecek ancak teri emen, alerjik yakınmalara neden olmayan, kolay temizlenen kumaştan yapılmış olmasına dikkat edilmelidir. Giysileri, bedenin serbest olarak hareket etmesini sağlamalıdır. Mevsime uygun kıyafetlerin seçilmesine özen gösterilmelidir.

Her gün sabah uykudan kalkıldığında yüz, su ve sabunla yıkanmalıdır. Kullanılan sabunun, yüzü kolayca temizleyen ve cildin kurumasına yol açmayan özellikte olmasına özen gösterilmelidir.

Ergenlik dönemi ile birlikte erkeklerde dış üreme organlarında ve koltuk altlarında kıllanma olurç Bu dönemden itibaren vücut temizliğinde banyo yapma dışında üreme organlarının temizliğine de özel olarak önem vermek gerekir. Genital bölge kılları kopartılmamalı, düzenli olarak tıraş edilmelidir. Kılların kopartılması enfeksiyonlara neden olabilir.

Derimizin sağlığı için edineceğimiz doğru davranışların önlediği bir diğer sorun da vücut kokusudur. Kıllı deride ter bezleri çok daha fazladır. Uykudayken, çalışırken özellikle koltuk altları ve kasıklar olmak üzere vücutta terleme olur. Terleme sonucu ortaya çıkan ter salgısı zamanında temizlenmezse vücut yüzeyinde bulunan mikroorganizmaların teri parçalamasına bağlı olarak vücut kokusu oluşur. Bu da kişinin kendisini, çevresinde bulunan diğer kişileri rahatsız eder. Bedenin terleme oranının artması kokunun da artması anlamına gelir. Bedensel olarak yoğun çalışan kişilerin ter miktarı artar, bazı kişilerin ise bedensel etkinliği fazla olmadığı halde ter bezi salgısı yapısal olarak fazla olabilir. Sağlığı korumak için dış üreme organlarının temizliğine özen göstermek gerekmektedir. Her gün banyo yapılmıyorsa her gün dış üreme organlarının ve koltuk altlarının temizliği sabun ve su ile yapılmalıdır. Genital organlara deodorant ya da tıraş losyonu sürülmemelidir.

Sünnet olmadan önce sünnet derisi altının temizlenmesi önemlidir. Sünner derisi altında deri atıklarının kir ile birleşerek mikroorganizmaların yerleşmesi için uygun bir ortam oluşturmaktadır.

Koku meydana getiren vücut bölgeleri öncelikle ayaklar, kıl köklerinin yoğun olduğu koltuk altları ve kasıklardır. Bu kokunun gideirlmesi için her gün banyo yapılmalıdır. Ancak, bazen şartlar her gün banyo yapmak için uygun olmayabilir. Bu durumda özellikle koltuk altı bölgesi önce sabunlu biz bezle sonra da su ile iyice silinmeli ve kurulanmalıdır. Koltuk altı bölgesi temizlendikten sonra istenirse deodorant uygulanabilir. Deodorant vücutta terlemeyi ya da koku oluşmasını önlemeyecektir; ancak kokuyu geçici bir süre için maskeleyecektir. Bu nedenle deodorantlar temizlik aracı olarak değil geçici bir uygulama olarak değerlendirilmelidir.

Giysilere sinen ter kokusu, beden temizliği yapılsa bile aynı giysinin temzilenmeden tekrar kullanılması halinde kalıcı olur. Özellikle sık yıkanmayan kalın kazaklar kullanılırken özen gösterilmelidir. Vücudumuzla temas eden giysilerin temizliği konusunda titiz olmak gerekir.

Abone Olmak ?

 e-Posta ile abone olun: