iletim : Ben ve Ben
Sarışının adı, esmerin tadı; doğanın kanunu buymuş meğerse! (10.06.2011 - 17:46)

Çorbalar hakkında kısa bilgi

14 Ağustos 2010 – 15:14 - Kategori: » Mutfak

Çorbalar; genç, yaşlı herkesin severek yediği yemek çeşitlerinin başında gelir.
Soğuk kış günlerinde severek yediğimiz çorbalar, günün yorgunluğunu giderdiği gibi, sindirim sistemimiz için de çok yararlıdır.

Çorbaların besin değeri, içine konan malzemelere göre değişir.

Çorba Çeşitleri

Çorbaların pişirilme teknikleri genellikle üç türdür:
a) Unlu çorbalar: Örneğin un çorbası.
b) Taneli çorbalar: Örneğin şehriye çorbası.
c) Ezme veya süzme çorbalar: Örneğin kırmızı mercimek çorbası veya ezme çorbbası gibi.

Çorbaların lezzetini ve besin değerlerini arttırmak için su yerine et suyu, kemik suyu, tavuk suyu, balık suyu (yerine göre) gibi, sulardan birini kullanacak olursak daha lezzetli çorba hazırlamış oluruz.

Ayrıca, çorbaların hem besin değerlerini, hem lezzetlerini, hem de kıvamlarını koyulaştırmak için, terbiye dediğimiz yumurta sarısı, süt, limon vs. karışımı konursa içimi çok güzel çorbalar hazırlamış olursunuz.

Terbiyeler, çorbaya piştikten sonra inmesine çok yakın konur. Konurken de terbiye hazırladıktan sonra çorba suyu ile ılıklaştırılıp konmalıdır. Aksi takdirde çorba pütürlü olur.

Çorbaların kıvamı genelde bozadan biraz sulu olmalıdır. Çok koyu ve sulu çorbalar güzel değildir.

Çorbalar; kırmızıbiber, nane, maydonoz, dereotu vs. ile süslenip öyle sofraya getirilmelidir.
Çorbaları ikram ederken kızartılmış ekmek parçaları veya krakerlerle ikram ederseniz daha hoşa gider.

Ergenlik Döneminde Sık Görülen Cilt Sorunları (2)

12 Ağustos 2010 – 17:02 - Kategori: » Önce Sağlık

Ergenlik Döneminde Sık Görülen Cilt Sorunları (1) - trksh.org (bknz)

Seboreik Egzama (Seboreik Dermatit): Derinin yağlı (”Sebore” terimi, derinin yağlı olduğunu ifade eder.) olduğu saçlı deri, alın, burun kenarları, kaşların altı, nadiren de göğüs, sırt, kulak içi ve kulak aralarında görülebilen, genellikle kızarık bir alan üzerinde kepekler ve kaşıntı, batma yakınmalarıyla kendini gösteren bir hastalıktır.

Kişinin yağlı bir deri yapısına sahip olması genetik (kalıtsal) bir özelliğidir. Bu tür deri yapısında bir çeşit mantar kolaylıkla üremektedir. Bu mantarın ürediği ciltlerde ise sebooreik dermatit daha kolay oluşmaktadır.

Saçlı deride basit kepeklenme, deri yağlanmasının en erken ve ilk belirtisidir. Yağlanma, erkeklerde genellikle sakal ve bıyık altındadır; kıllar kesilince azalır. Yüzde ayrıca kulak arkadasında ve içlerinde de yağlanma olabilir.

Vücut direncinin düşmesi, stres, alkol alımı, seyrek yıkanma yağlanmayı artıran faktörlerdir. Saçlı deride yağlanma, başın sıkça kapatıldığı kış aylarında artar, yaz aylarında ise azalır.

Seboreik dermatit tanısı hekim tarafından konulmalıdır ve tedavisi de hekim tarafından yapılmalıdır.

Ergenlik Döneminde Cilt Sorunları

Siğil (Verruca): Siğil, human papilloma virüs (HPV) ailesinden virüslerin neden olduğu bir cilt hastalığıdır. Derideki bir sıyrıktan giren virüs ciltte siğil oluşumunu başlatır. Siğil, derinin üst tabakasında oluşur. Genellikle deri renginde olup üzeri pürüzlü ya da düz olabilir. Değişik vücut bölgelerinde farklı görüntülerde siğil oluşumuna neden olan farklı virüsler bulunmaktadır.

Birkaç türde siğil vardır. Parmaklarda, tırnak kenarlarında ve el sırtında görülen siğiller, klasik siğil olarak adlandırılır. Üzerlerinde siyah noktacıklar vardır.

Bir diğer siğil tipi de ayak tabanlarında oluşan siğillerdir. Bunlar genellikle birden fazla grup halinde belirirler. Yine üzerlerinde siyah noktacıklar vardır. Ayağın dışında değil de içine doğru büyürler ve ayağın altında bir şey varmış hissi uyandırırlar.

Bazı siğiller ise küçük ve düz yapıdadırlar. Bu siğiller vücudun pek çok yerlerinde olabilirler. Örneğin erkeklerde tıraş olma sırasında, tahriş olan yüz bölgeisnden virüs girecek olursa sakal bölgesinde bu tip siğiller oluşabilir.

Siğiller, tiplerine göre farklı şekillerde bulaşabilir. En önemli bulaşma yolu doğrudan temas olup siğili olan kişiye temas edildiğinde bulaşmasıdır. Bazen kişisel hijyen malzemelerinin ortak kullanımı ile de siğil bulaşabilir. Virüs bulaştıktan birkaç ay sonra siğil oluşur. Düz siğillerde ise tokalaşma ile bulaşma olasılığı çok düşüktür.

Bazı kişilerde siğil daha sık oluşmaktadır. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde daha sık olarak görülebilir. Siğillerle oynanması, siğillerin koparılması, kesilmesi ya da “Zamanla geçer.” diye düşünülerek tedavinin geciktirilmesi siğillerin büyümesine ve siğil sayısının artmasına neden olabilir. Siğillerin tedavisi için hekime başvurulması gerekir.

Lens Kullanımı Hakkında Bilgiler

12 Ağustos 2010 – 04:31 - Kategori: » Önce Sağlık

Güzel görünüm, özgüven ve özgürlük sağlayan kontakt lensler günümüzde pek çok insan tarafından tercih edilmektedir. Rahat kullanım olanağı ve çeşitliliği kontakt lensin gittikçe daha da popüler olmasını sağlamıştır.

Gözümüzde görme bozukluklarının düzeltilmesinde, göz renginin değiştirilmesinde, ya da kornea hastalıklarının tedavisinde, dünyanın her yerindeki milyonlarca insan kontakt lens kullanmanın faydalarından yararlanmaktadır.

Kontakt lensler, 1800’lerde gözbebeğinin önünü tamamen kaplayan üfleme cam lenslerden günümüzün yüksek teknolojisi ile yapılan incecik plastik kornea lenslerine uzanan bir evrim geçirmiştir. Günümüzde lens çeşitleri ve malzemeleri sağladığı kullanım seçenekleri ile çağdaş lens kullanıcılarının hizmetindedir

Lenslerin Kullanımında İlk Aşamalar

* Lens bakım malzemeleriniz elinizin altında bulunsun.
* Temiz, düz bir yüzey üzerinde çalışın.
* Lensleri tutmadan önce ellerinizi lanolin içermeyen sabun ile yıkayıp iyice durulayın.
* Karıştırmamak için temizliğe her zaman aynı lensten başlayın ( sağ ya da sol).

Lens Takma Metodu

Lens Takma ve Çıkarma İşlemi

Lens takma ve çıkarma işleminden önce ellerinizi iyice yıkayıp, tüysüz bir havlu ile kurulayın. Lenslerinizi karıştırmamak için her zaman sağ lensinizle başlayın.
* Sağ elinizi, takmak için kullanacağınız elinizin işaret parmağına yerleştirin, orta parmağınızla da gözünüzün alt kapağını aşağıya doğru çekin ve yukarı bırakın.
* Gözünüzün alt beyaz kısmına lensi yavaşça yerleştirin ve lensin altında hava kalmaması için lense hafifçe bastırın.
*Lensinizi tutmaya devam ederken gözünüzün alt kapağını bırakın.
* Aşağıya bakın ve parmağınızı lensten çekin. Lensiniz gözünüzün merkezine yerleşecektir.
* Lensin gözünüze yerleşmesini kolaylaştırmak için gözünüzü kapatın ve göz kapağınıza hafifçe masaj yapın.
* Aynı işlemi sol gözünüz için de uygulayın.

Lens Çıkarma Metodu

* Yukarı doğru bakın ve işaret parmağınızla alt göz kapağınızı aşağıya doğru çekin.
* Yukarı doğru bakın ve diğer elinizin işaret parmağının ucunu hafifçe lensinizin üstüne bastırın.
* Lensiniz yavaşça gözünüzün beyaz kısmına doğru kaydırın. Parmağınızı lensin üzerinde tutarak baş ve işaret parmağınız arasında sıkıştırıp çıkartın.
* Aynı işlemi sol gözünüz için de uygulayın.

Sorunsuz Lens Kullanımı İçin Dikkat Edilmesi Gereken Konular

* Takma ve çıkartma işlemi sırasında, parmaklarınızla gözünüze dokunmayın.
* Lenslerinize tırnaklarınızı değdirmeyin.
* Lenslerinizi takıp çıkartırken elinizin hijyenine önem verin.
* Lens kabınızı kullandıktan sonra, kaynatılmış ve soğutulmuş su ile yıkayın ve kurumaya bırakın. Bu işlem için deterjan ve musluk suyu kullanmayın.
* Lensleriniz lens solüsyonunuz içinde 7 günden fazla bekletilmişse, lensleri kullanmadan önce dezenfeksiyon işlemini tekrarlayın.

Lens Bakımı Hakkında Bilgi

Temizleme

* Lensi avucunuza koyun.
* Lensin üzerine birkaç damla solüsyon damlatın.
* İşaret parmağınızı ileri geri oynatarak lensin iki yüzünü hafifçe ovalayın (tırnak değdirmeden).
* Lensleri her çıkarışınızdan sonra temizlemek, üzerindeki depozit tabakasını kaldırır.

Durulama

* Lensi temizledikten sonra durulanana kadar üzerine solüsyon damlatın.
* Lensleri her temizleyişinizden sonra durulamak, temizleme sırasında lensin üzerinden sıyrılan depozit ve toz tabakasının akıp gitmesini sağlar.

Dezenfeksiyon

* Lensleri saklama kabındaki bölümlere yerleştirin.
* Lenslerin solüsyonun içine iyice batmasına dikkat edin.
* Kabın kapağını iyice kapatın.
* Lensleri kabında en az dört saat veya bir gece bırakın.
* Lensleri her çıkarışınızdan sonra dezenfekte etmek, tahrişe veya enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların yok olmasını sağlar.

Abone Olmak ?

 e-Posta ile abone olun: