iletim : Ben ve Ben
Sarışının adı, esmerin tadı; doğanın kanunu buymuş meğerse! (10.06.2011 - 17:46)

Vicdan Filmleri: 10,9,8…

12 Temmuz 2010 – 14:28 - Kategori: » Seçmece Karpuz

(Yükseliyormuş, duvar , yükseltiyorlarmış. Sesleri duyuyor musunuz? Bakın yine… Bu çığlık…Sanki… Bilemiyorum… Umarım ciğerlerin parçalanır orospu sus artık. Bağırmayı bırak. Lütfen, yalvarıyorum - sessiz ol-)

Çok büyük bir felaket içinden çıktık. Detayları hatırlamıyorum. Televizyon unutmamızı istemiyordu. Kusan kadınları, çocuklar, ezilen süzülen insan görüntüleri, durup dururken yere düşen insanlar. Kötü bir gündü. Kaçarken yerde yatan insanların üzerine basanlar, birbirini çekip düşürmeye çalışanlar. Görüntüler onlara bakıyordum. (Antideprasan kafamla ve tabi antideprasan gözlerimle. Ekrandan onların gözlerini görebiliyordum. Daha önce hiç göz görmemiş mi?)

Antideprasanlar avuç avuç. Doktor “Onların gözlerine bak ne kadar mutlu olduklarını gör ve bunu bir düşün” diyordu. (Virüslü olsaydım kaçmazdım, sonra duvarlar orada kalanlar, duvarların arkasında kalanlar)

Bir günde yaptılar kocaman yüksek kalın beyaz duvarı. Bazen gece boyunca susmuyorlar. Sabahın erken saatlerine doğru sesleri biraz azalıyor ama ertesi gün yine… Ordan bağırıp duruyorlar. Ben ilk zamanlar duvarları yapmaya başladıkları ilk zamanlar arka tarafa gidip onlara gizlice ekmek atıyordum ve bazen bir kaç şişe su. Fakat sustular mı? Hayır. Hatta daha fazla bağırmaya daha fazla çığlık atmaya başladılar. Bende bıraktım.

“Açım, biz burada çok açız lütfen” “Biz…” (Bunu söylemeli miyim) ” Biz burada çok açız ve başka çaremiz yok”. (Söyleyemem… Söyle) ” Biz birbirimizi yiyoruz orospu çocukları, biz açlıktan birbirimizi yiyoruz” (Arkada kaç kişi var?)

Duvarları yükseltiyorlar sonra biraz daha… Açıklamalar ardı ardına geliyordu ” Duvar gerekliydi” ” Duvar bizi kurtardı artık hastalık yayılmayacak” Hepimiz derin bir oh çektik.

Hastanedeydim insanlar durmadan konuşuyorlardı. ” Büyük felaket.” “Hastalık yayılıyor.” Hastanedeydim çünkü depresyondaydım. (Bağırmak istedim depresyon yayılıyor, depresyonum yayılıyor!)

Sevgilim… O gitti… (Çok acı… daha acı verici bir şey düşünemiyorum) Hayır hayır o gitti…. Gitti… ( Derin derin nefes al, burnundan al ağzından ver, saymaya başla, nefes almaya devam et, nefes al 10…9…8…7… iyiyim, çok iyiyim, iyi biriyim 6…5…4…3…2…1.) O gitti…

Hastalık… TV… ” Bugün yedi kişi öldü” Olabilir dedim içimden olabilir.İnsanlar ölür, doğanı dengesi bu. Ama insanlar birbirini terk edemez…. Eder… Ama birden bir edemez. (Siz ölüyor olabilirsiniz ama sevgilimde beni terk etti) İçim o kadar acıyordu ki… İçim… Günler geçiyordu yada geçtiğini söylüyorlardı ve insanlar ölüyordu. “Size de bulaşabilir” dedi TV. Sorular soruyorlardı. “Bence orası bir an önce temizlenmeli” Bence hasta olanalar bir yere toplanmalı” Herkesin bir bencesi vardı.

İmza kampanyaları…. Bende imzaladım. (Virüs kapanların kendi kaderleriyle başbaşa bırakılmasını onaylıyorum. Altına en güzel imzamı attım) Umurumda değil…. Umurumda değil… (Ben kendi kaderimle başbaşa bırakıldım,hiç bir şey olmuyor yaşamaya devam ediyorsun)

Tek hatırladığım ” Biz burada çok açız ve başka çaremiz yok” . Bir günde yaptılar. Bunu hatırlıyorum. Bu bir başarı hikayesi. Hastalığın daha fazla yayılmaması için düşünülen önlem çerçevesinde duvarların yapılmasın karar verildi. Duvarların yapımına bugün başlandı ve duvarlar bugün tamamlandı. Harika haber…. Hasta olanlar duvarların arkasında kalacak. Hepsi orada… Gerekli yardım yapılacak TV öyle söyledi.

Sevgilim… Onun için endişelenmiştim ya hastalığı kaparsa diye. (Keşke hasta olsaydı) Hasta olsaydı onu görmeye gidebilirdim, elini tutardım bana ne kadar üzgün olduğunu söylerdi ve biz yeniden birbirimiz çok severdik. (Keşke hasta olsa)

TV duvarı unuttu, arkadakileri unuttu. Ben hala onları duyuyorum. Evim işkence bahçesi. Belki taşınırım. Ses… Sadece ses… Onların o korkunç sesi. Duvarları yükseltiyorlarmış. (Seslerini kesseler daha iyi olur)

Ben kötü biri değilim. (Hayır hayır o gitti…. O gitti…. Derin derin nefes al, burnundan al ağzından ver, saymaya başla, nefes al 10…9…8…7… nefes almaya devam et 6…5…4…3…2…1.)

İyiyim, ben çok iyiyim, ben iyi biriyim (O gitti) Sadece…. Sadece uyuyamıyorum.

http://www.vicdanfilmleri.org/?see=gzmxx

Aşkın diğer adı: ÇİKOLATA

10 Temmuz 2010 – 10:43 - Kategori: » Mutfak

Sayılamayacak kadar çok çeşidi bulunan çikolata, unutulmayacak anları daha da tatlı kılar. Biberliden fındıklıya, sütlüden bitter’e kadar değişik lezzetleri vardır. “Pastacılığın kralı” olarak anılan bitter çikolata, tarttan musa kadar birçok tarifte kullanılır.

Çikolata

Çikolata, kakao ağacının meyvesinin ezilmesiyle elde edilir. Mayalandıktan sonra kurutulur, ayıklanır ve ezilir. Kakao yağı, %55 karışımını elde etmek için demlenme aşamasında tozşeker ve sütle karıştırılır. Karışımın karıştırma teknesine aktarılır. Bu işlem sonrasında homojen ve pürüzsüz bir karışım elde edilir. Bu aşamada bitter çikolata ve sütlü çikolata için kakao yağı eklenir. İşlem şekillendirme ve sertleştirmeyle sonuçlanır. Çikolata, sarılı olduğu koruma kağıdıyla serin ve kuru bir yerde saklanır. Buzdolabında asla saklanmaz.

ETİKETTEKİ İÇERİKLER
Yasal olarak %5 oranında kullanılması uygun görülen kakao yağından başka yağ içermez. %45 kakao ve %28 kakao yağı(ekstra bitter için) ile elde edilir. İyi çikolata ezilme kalitesine, yapım aşamasındaki işlenişe ve malzemelere bağlı olarak değerlendirilir. Sadece kakao içeren çikolatanın en iyisi olduğu düşünülemez.

ÇİKOLATA HAZIRLAMAK
Süs ve kaplama çikolata hazırlamak için ısı vazgeçilmezdir. Uygulama sırasında çikolata ısıtılır, şekillendirildikten sonra kurumaya bırakılır. Böylece kristal yapısı belirlenip kuruması için mükemmel bir sonuç elde edilir. Parlak, dayanıklılık süresi yüksek ve uzun zaman saklanabilirlik özelliğine sahip olur. Unutulmaması gereken bir nokta da bitter çikolataya oranla beyaz çikolatanın eritilme süresinin 2 derece olmasıdır.

ERİTME İŞLEMİ
Çikolata, kolay eriyip zor şekil alıyorsa ve yapışkan bir kıvamda oluyorsa bu çeşitteki çikolata, sos yapımında kullanılmaya uygundur. Sacher tart için hazırlanan pastacı kreması(150 gram bitter çikolata ve 500 ml süt) gibi. Soslar arasında en tatlı ve sulu kıvamda olan tarif 120 gram bitter çikolata, 50 gram tozşeker, 7 gram mısır nişastası ve 300 ml sütün benmari usulü ısıtılarak çikolatanın eritilmesiyle hazırlanır. Bu sos soğuyana kadar devamlı karıştırılır. Sos katılaşmamalı ve dayanıklılığını kaybetmemelidir. Waffle, kedidili ve pandispanya gibi pasta tabanıyla uyum sağlar. Mus ve kremalar için yapılışı kolay ve iyi sonuç veren bir sos çeşididir. Ganaj kremanın hazırlanışında küçük trüf çikolata yapımındaki gibi kakao kullanılır. Unutulmaması gerekn bir nokta da bu çikolata çeşitlerinin tatlı ve yağlı olduğudur. Sıcak çikolatayı da unutmamak gerekir; kolay tarifi olmasına rağmen kaç kişi tarafından doğru yapılır?

Toz kakao: %24 kakao yağı içerir ve kolay çözünür. Süsleme, sıcak çikolata ve sos gibi tariflerde kullanılır.
%100 kakaolu: İçine başka malzeme eklenmeden hazırlanan çok saf bir çikolata çeşididir. Aksi takdirde, kullanıldığında kötü sonuç verir.

Eritme işlemi

  1. Küçük parçalara ayırdığınız çikolatayı benmari usulü eritin. Kaynamamasına dikkat edin, silikon ya da tahta kaşıkla devamlı karıştırın.
  2. Eğer yüksek ısıda hızla eritilmişse eriyen çikolata pıhtılaşacak ve kullanılmayacaktır.

Çikolatayı eritme süresi

  1. 500 gram bitter çikolatayı kısık ateşle (Isı 40-50 dereceyi geçmemelidir.) benmari usulü eritin. Ocaktan alıp 100 gram bitter çikolata ekleyin ve eritilmiş çikolatanın ısısnı düşürün.
  2. Çikolatayı ekledikten sonra erimesi için devamlı karıştırın.
  3. Çikolata tahta kaşıktan kolayca akıyorsa ısı istenilen 32 dereceye ulaşmış demektir. (Termometreyle ısı kontrol edilebilir.)
  4. Bu noktada çikolatanın hala erimemesine, akışkanlığıyla süsleme ve kaplamaya uygun olmasına dikkat edin. Bu şekilde çikolatayı eritme süresi tamamlanmış olacaktır.

Klasik usul eritme

  1. Çikolatayı benmari usulü (40-50 derece ısıda) eritin.
  2. Eritilmiş çikolatanın 2/3′ünü mermere dökün.
  3. Spatula yardımıyla karıştırarak soğutun. Isının 27 derece olmasına dikkat edin. Çikolata yoğun ve yapışkan olmayacaktır.
  4. Soğuttuğunuz çikolatayı benmari usulü erittiğiniz çikolata dolu kabın içine aktarın. Isısı 32 dereceye ulaşana kadar karıştırın.

Rusya: Gezilebilecek Yerler

23 Haziran 2010 – 16:47 - Kategori: » Gez-Toz

Rusya, Asya ve Avrupa toprakları üzerinde geniş alanlara sahip, dünyanın en geniş ülkesidir. Rusya’yı keşfetmek için bir seyahat düşünüyorsanız, hayal kırıklığına uğramazsınız. Etkileyici müzeleri, tarihi dokusu, kültürü ve bozulmamış çevre yapısı, aklınızı başınızdan alır. Bir daha görmek için can atabilirsiniz. Şehir turları, nehir gezintileri ile Rusya macerasını genişletebilirsiniz. Herhangi bir şehri gezebilir,  Saint-Petersburg‘tan Astrakhan‘a kadar mükemmel bir nehir gezintisi yapabilir veya Trans-Sibirya Ekspresi (bknz: http://www.uludagsozluk.com/k/trans-sibirya-ekspresi/) ile Rusya genelinde efsanevi bir gezintiye çıkabilirsiniz. Bu sayede Moskova, Ural’ın çoğu, Güney Sibirya ile bağlantılı birçok yer gezilebilir.

yaroslavl rusyaYaroslavl: Kendine özgü gelenekleri ve karakteri ile eşsiz bir şehirdir. Dünyadaki bazı modern ülkelerden de geniş bir tarihi vardır. 2010 yılı, bu eşsiz şehrin 1000. yılıdır. Yaroslavl, antik ve aynı zamanda modern bir kenttir. Görünümü ile birçok Rus kentinin tarihini yansıttığı gibi bütün Rusya‘nın da tarihini yansıtır. Yaroslavl, Rusya’nın ulusal sembolü olan Rus Ayısı‘nın da memleketidir.

Saint-Petersburg dünyanın en güzel şehirlerinden biridir. Unutulmaz bir seyahat deneyimi için her şeye sahiptir: Modern dünya harikaları ve ilhamla beslenen yüksek sanat, cömert mimari, vahşi gece hayatı, olağanüstü bir tarihi ve zengin kültür - gelenekleri… Beyaz Gecelerin gizemli alacakaranlıklarından büyülü kış gecelerindeki dünyayı alt eden opera ve bale prodüksiyonlarına kadar  Saint-Petersburg her sezon büyülemekte ve ilgi çekmektedir.

Kazan, Rusya ve Tatar halkının İslam başkentidir. Kazan Kremlin, görülmesi gereken yerlerden bir tanesidir. Korkunç Ivan, 1552 yılında Kazan‘ı ele geçirdikten sonra, Rus mimarlar tarafından inşa edilmiştir. Kazan’ın ünlü cezbedici şeyleri de Kremlin duvarları içinde yer almaktadır: İsmini 16. yüzyılda yaşamış bir prensesten alan Efsanevi Söyembike Kulesi.

Soyembike KulesiBir efsaneye göre Korkunç Ivan, şehri fethettikten sonra Söyembike ile evlenmek istemiş. Söyembike adlı prenses bunu kabul etmiş ancak Rus Çarı‘ndan yedi gün içerisinde Kremlin’deki diğer binalardan yüksek bir kule inşa etmesini istemiş. Korkunç Ivan, 59 metrelik bir kule dikerek prensesin bu isteğini yerine getirmiş. Daha sonra Ivan ile evliliğini önlemek için Prenses Söyembike kuleye tırmanmış ve çok yüksek bir noktadan aşağıya atlayarak intihar etmiş.

Yıllar geçtikçe kule yavaş yavaş bükülmeye başlamış. Kulenin sadece özel yapıları  güçlendirilmiş. Kule, şu an sağlam olmasına rağmen iki metre eğimlidir. Ayrıca Kazan’da Rusya’nın en büyük camisi olan Kul Şerif Camii bulunmaktadır. Kul Şerif Camii, dünyanın en güzel ve  en kuzeydeki camilerden bir tanesidir.

Moskova, 1147 yılında kurulmuştur. Modern Rusya‘nın siyasal ve finansal açıdan başkentidir. Kızıl Meydan‘ı ve Saint Basil Katedrali ile bilinir. Görülmeye ve gezmeye değer bir atmosfere sahiptir.

Volga, dünyanın en büyük nehirlerinden bir tanesidir (Avrupa’nın en büyüğüdür). Aynı zamanda Rusya’nın sembollerinden birisidir. Astrakhan, Volga Delta’sı üzerindedir. Ve turistler için gezilebilecek yerlerden bir tanesidir. Özellikle ahşap mimari ve Rusya’nın otantik tarihi ile ilgilenenler için ilgi çekici bir yerdir.Astrakhan, Rusya’nın Kuzey Kafkasya’ya olan bağlantı noktasıdır. Aynı zamanda Hazar Denizi üzerinden Rusya’yı İran’a bağlamaktadır.

Abone Olmak ?

 e-Posta ile abone olun: